Akdeniz Anemisi (Talasemi) Nedir? Belirtileri, Taşıyıcısı ve Tedavisi

2 puan, ortalama: 5,00 2 puan, ortalama: 5,00 2 puan, ortalama: 5,00 2 puan, ortalama: 5,00 2 puan, ortalama: 5,00 (2 oy, ortalama: 5,00 / 5)
Akdeniz Anemisi (Talasemi) Nedir? Belirtileri, Taşıyıcısı ve Tedavisi Tarifi

Farkındalık ve Erken Teşhisle

Hayat Kalitenizi Güvence Altına Alın

Akdeniz Anemisi

Deniz anlamına gelen “thalas” kelimesinden türetilen talasemi yani Akdeniz anemisi, hastalığa neden olan genin Akdeniz ülkelerinde yaşayan insanlarda görülmesinden dolayı bu adı almıştır. Tüm Akdeniz’i kapsayan talasemi kuşağı, İran, Hindistan, Türkiye, Kafkaslar, Orta Doğu ve Güney Doğu Asya ülkelerini içine alır. Ülkemiz bu kuşağın tam ortasındadır ve Akdeniz anemisinin en sık görüldüğü ülkelerden biri olarak kabul edilir.

akdeniz anemisi nedir

Akdeniz Anemisi Nedir?

Genetik bir hastalık olan Akdeniz anemisi, Türkiye’de en sık rastlanılan genetik rahatsızlıklardan biridir. Türkiye genelinde her 50 kişiden biri, Güney Doğu Anadolu, Adana ve Antalya şehirlerinde ise her 10 kişiden biri Akdeniz anemisi taşıyıcısıdır.

Hastalığın ortaya çıkabilmesi için ebeveynlerin her ikisinde de taşıyıcılık olması gerekir. Taşıyıcı olan anne babaların çocuklarının %25’inde Akdeniz anemisi doğum riski bulunur. Özellikle akraba evliliklerinde bu oran çok daha yüksektir.

Bir kan hastalığı olan talasemi hastalığında vücut hücreleri yeterince hemoglobin üretmez ve bu durum şiddetli anemiye yol açar. Kırmızı kan hücrelerinde bulunan hemoglobin dokulara oksijen taşımakla görevlidir ve kana kırmızı rengi veren bir pigmenttir. Dokular yeterince oksijen alamadıkları için yeterince büyüyemez ve enfeksiyonlara açık bir hale gelir.

Bu hastalık kırmızı kan hücrelerinde yani alyuvarlarda hasara yol açar. Talasemi majör, talasemi minör ve talasemi intermedia olmak üzere üç çeşit Akdeniz anemisi vardır:

  • Talasemi minör, hafif kansızlık tablosuna sahip sağlıklı insanları işaret eder.
  • Talasemi majör hastalığı doğuştandır ve hastalığın ilk yıllarında ağır kansızlık tablosu görülür. Bu hastalığa sahip olan çocukların kan hücreleri sağlam hemoglobin yerine oksijen taşıma kapasitesi bozulmuş hemoglobin üretir. Sağlıksız hemoglobine sahip olan çocuklarda gelişme bozuklukları, dalak büyümesi, enfeksiyonlara çabuk yakalanma, şiddetli kansızlık gözlenir.
  • Talasemi intermedia, talasemi minör ve talasemi majör rahatsızlıklarının arasında bir konumdadır. Etkileri ne minör kadar hafif ne de majör kadar şiddetlidir. Uygun teknikler kullanılarak erken yaşlarda teşhisi büyük önem taşır.

akdeniz anemisi belirtileri

Akdeniz Anemisinin Belirtileri Nelerdir?

Akdeniz anemisi belirtileri hastalığın çeşidine ve etkilerine bağlı olarak değişiklik gösterir. Ayrıca kişiden kişiye de belirtiler değişebilir:

  • Talasemi minör hastalığında hasta genel olarak halsizdir ve tek belirti kansızlıktır.
  • Talasemi majörde ise belirtiler daha ağırdır. Bebeklik döneminin genellikle 6. ayından sonra başlayan şiddetli kansızlık ile saptanır. Ve bu hastalar hayatları boyunca kan nakli yaptırmak zorundadır. Devamlı olarak yapılan kan nakilleri vücutta aşırı demir birikimine neden olur ve biriken demir kalp başta olmak üzere diğer organlarda da ciddi sorunlar yaratır.
  • Talasemi majörlü bebeklerde kansızlık ile birlikte sarılık görülür. Renkleri solgundur, gelişme ve büyüme geriliği gözlenir.
  • İştahları azalır ve mide bulantısı ile kusma yaygındır.
  • Dalak ve karaciğerde büyüme nedeniyle karın bölgelerinde şişlik meydana gelir.
  • İskelet deformiteleri gözlenir. Özellikle yüz kemiklerinde yaşanan bozukluklar nedeniyle alın ve elmacık kemikleri öne doğru çıkar, burun kökü basıktır.
  • Kafa kare şeklini alır ve genellikle boy kısalığı gözlenir.
  • Vücut yaşanan kansızlığı dengeleyebilmek için kemik iliğinden kan hücresi yapımını artırır. Aşırı çalışan kemik iliği genişlemeye başlar ve yüz kemiklerinde deformasyonlar oluşur. Akdeniz anemisi yüz şekli karakteristik bir belirtidir.
  • Vücutta demir birikimi nedeniyle kalp, pankreas ve karaciğer gibi organlarda da büyüme oluşabilir.
  • Bu belirtilere ek olarak halsizlik, idrar renginde koyulaşma, baş ağrısı, nefes darlığı ve aşırı sinirlilik gözlenebilir.

akdeniz anemisi taşıyıcı

Akdeniz Anemisi Taşıyıcısı Ebeveynler Ne Yapmalı?

Talasemi taşıyıcılığı hastalık genlerini taşıyan ancak kendileri hasta olmayan kişilerdir. Talasemi taşıyıcı ebeveynlerden:

  • Talasemili çocuk doğma riski %25,
  • Taşıyıcı olma olasılığı %50,
  • Sağlıklı olma olasılığı ise %25’tir.

Akdeniz anemisi taşıyıcısı anne babanın çocuklarına doğar doğmaz Akdeniz anemisi testi yapılmalıdır. Erken teşhis edildiğinde önlenebilen ve sağlıklı olarak büyümeleri sağlanabilen talasemi hastalığının tedavisi ülkemizde birçok talasemi merkezinde yapılabilir.

Taşıyıcı ebeveynler son dönemde uygulanan tüp bebek yöntemlerini deneyebilir. Bu yöntemle talasemi taşıyıcısı olmayan embriyoların seçimi yapılabilir ve sağlıklı embriyolar anne rahmine nakil edilebilir. Sağlıklı bir hamilelik döneminden sonra doğan bebek ya tam sağlıklı ya da talasemi taşıyıcısı olur.

akdeniz anemisi tedavisi

Akdeniz Anemisi Tedavi Yöntemleri

  • Akdeniz anemisi ilik nakli tedavisi en önemli tedavi yöntemlerinden biridir. Hastanın tedavisi talaseminin çeşidine ve şiddetine göre değişiklik gösterir.
  • Talasemi minör en hafif Akdeniz anemisidir ve genellikle tedaviye gerek duyulmaz.
  • Talasemi intermedia folik asit değerleri ve kansızlık görülür. Bu nedenle bu hastalara kan nakli ve folik asit takviyesi uygulanır.
  • Beta talasemi olarak da bilinen majör talasemi hastalarına ömür boyu ayda 1 veya 2 kez kan nakli gerekir. Bu hastalarda en kalıcı çözüm kemik iliği naklidir. Kemik iliği nakli için önerilen en uygun dönem 7 yaşına kadar olan zamandır. Eritrosit transfüzyonu da denilen kan nakli ile kan da demir düzeyi artar ve organlarda birikir. Demir birikimini engellemek amacıyla hastalara düzenli bir şekilde demir bağlayıcı Akdeniz anemisi ilaçları kullanılır.
  • Akdeniz anemisi bitkisel tedavi yöntemleri ile de desteklenebilir. Ancak her hastalıkta olduğu gibi bitkisel tedavi yöntemlerinin mutlaka doktora danışılması gerekir.
  • Akdeniz anemisi bitkisel tedavisi İbrahim Saraçoğlu tarafından da önerilmektedir. Saraçoğlu 250 gram kereviz, 250 gram ıspanak ve yarım litre su kullanılarak hazırlanan kereviz, ıspanak kürü ile Akdeniz anemisi tedavisini desteklemektedir. Kür için öncelikle su ocakta kaynatılır ve kaynayan suyun içine yıkanan ve dilimlenen kerevizler atılır. Ocağın altı kısılarak 10 dakika kerevizler pişirilir. Daha sonra yıkanan ve doğranan ıspanaklar ilave edilir. 5 dakika ağzı kapalı olarak kaynatıldıktan sonra ocaktan alınır ve ılımaya bırakılır. Soğuyan karışım süzülür ve güm boyunca kahvaltıdan önce ve yemeklerden önce birer bardak şeklinde tüketilir. Toplam 30 gün süren küre ilk 15 günden sonra 10 gün ara verilir ve diğer 15 gün daha yapılarak kür tamamlanır.

akdeniz anemisi

Akdeniz Anemisi Hastalığı Ölümcül Müdür?

Erken teşhis ve düzenli olarak yapılan tedaviler Akdeniz anemisinin ölümcül bir hastalık olmasını engeller. Hastalığı kabullenen ve yaşam şeklini düzenleyerek hastalıkla mücadele edenler hayatlarına diğer insanlar gibi devam edebilir.

Akdeniz anemisi beslenme programı düzenli ve doğru uygulandığında yaşam kalitesini arttırır. Hastalığa sahip olanlar demir içeriği yüksek gıdalarla beslenmelidir. Hastalığın komplikasyonlarının önlenmesinde sağlıklı bir beslenme programı önemli rol oynar.

Ömür boyu süren tedavi gerektirdiğinden dolayı Akdeniz anemisi askerlik yapmaya engel bir durumdur.

Peki, Akdeniz anemisi kan verebilir mi? Talasemi hastalarının kan vermeleri sakıncalıdır. Zira şiddetli kansızlık problemi taşıdıklarından dolayı kan vermeleri gereksiz bir durumdur.

akdeniz anemisi testi

Akdeniz Anemisi Bulaşıcı Mıdır?

Tedavi edilebilir ve önlem alınabilir bir kan hastalığı olan Akdeniz anemisi genetiktir. Ebeveynlerin her ikisinde de taşıyıcılık olması durumunda ortaya çıkan Akdeniz anemisi diğer adı ile talasemi, solunum yoluyla, cinsel temasla, kan vermeyle ya da temas ile kişilere bulaşmaz.

akdeniz anemisi diğer adı

Akdeniz Anemisi Zararları Nelerdir?

  • Akdeniz anemisi hastası olan bebek tedavi edilmez ise doğumdan sonraki altıncı ayında kalp yetmezliği yaşayabilir. Alınan önlemler ve uygulanan tedaviler bu durumun yaşanmamasını sağlar.
  • Hastalığın tedavisinde uygulanan kan nakli yeterli oranda yapılmazsa, kemik iliği kansızlığı dengelemek için aşırı çalışmaya başlar ve bu durum iskelet sisteminde bozukluklara yol açar. Özellikle yüz bölgesinde kemik deformasyonları oluşur.
  • Akdeniz anemisinde yapılan kan nakilleri demir birikimine yol açarak kalp yetmezliği yaratabilir.
  • Karaciğer, pankreas ve dalak gibi organlarda büyüme gözlenir.
  • Çocukluk döneminde zekâ geriliği, büyüme ve gelişme geriliği gözlenir.
Önemli not: Sitemizde yayımlamış olduğumuz makaleler yalnızca genel bilgilendirme amaçlıdır; geçerliliğini zamanla yitirebilir. Söz konusu besinin faydaları, iyi geldiği hastalıklar ve kullanım önerileri hiçbir zaman doktor teşhisinin yerini tutmaz. Besinler her bünyede farklı etki yaratabileceğinden, uygulamaya geçmeden önce mutlaka bir doktora danışmanız gerekmektedir. Bu durum göz ardı edildiğinde ortaya çıkabilecek sorunlar ve yan etkilerden sitemiz sorumlu tutulamaz.
Akdeniz Anemisi (Talasemi) Nedir? Belirtileri, Taşıyıcısı ve Tedavisi 28.06.2018 tarihinde yayınladı.